Clean Skin

Clean SKIN adlı ürünün kadınların vazgeçilmez sevdası olan makyaj kalıntıların temizlenmesine yardımcı olan bir kahramandır. Tercihen cilde zarar vermemesi tercih edilen temizleyicilerde listelerde üst sıralarda yer almaktadır. İçinde bulunan zeytin yaprağı özü ile diğer markalardan farklı olarak daha nazik dokunuş bir sunar. Kullanımı da bir o kadar kolaydır. Pamuk üzerine bir miktar sürüp tüm yüzün makyaj kirlerini temizler. Makyaj sütü olmasının yanı sıra iyi bir tonik görevi gördüğü için tonik masrafına katlanmak zorunda kalınmaz. Ancak cilt sağlığı açısından ardından tonik ile yüzün ve boyun bölgesinin temizlenmesini tercih etmekte yarar vardır.

İçi kadar dışı da ilgi çekici ve cezbedicidir. Diğer kozmetik ürünlerinin yaptığını tersine ambalajını ilgi çekici olarak sunmaktan sakınmayan bir marka olan Deborah BIOTEYC İtalya’nın Milano şehrinden seslenir ülkemize. Satış fiyatı diğer markalara nazaran gayet uygundur. Özellikle ürünün içerisinde ki miktarını göz önüne alırsak Türkiye’de bulunan kozmetik ürünlerinin iki katı haznesi ile tek bir sunum yapar bizlere.

Glayöl

Gladiolus olarak da bilinen Glayöl çiçeği soğanlı bir bitkidir ve ömrü de çok uzundur. Görüntüsünden bahsedecek olursak; çok hoş olduğunu söylememiz mümkündür. Kılıç gibi olan yaprakları sebebi ile adını görüntüsünden almıştır. Sağlıklı gelişimi için güneşli alanlar birebirdir.

En önemli özelliklerinin başında kış aylarında uykuya dalması ve yaz aylarında da uyanması gelmektedir. Uyanan Glayörlerin yaprakları çıkmakta ve üzerinde de yavru ve ana soğan olmaktadır. Bulunduğu yerlerin başında Afrika’nın güneyi gelmektedir.

Glayöl’ün yetiştirilmesi için en uygun olan yerler bahçeler ve balkonlardır. 30 cm ile 40 cm arasında boyları bulunmakla birlikte; 60 cm kadar uzayanları da mevcuttur. Eğer balkonda bulundurmak istiyorsanız uzun boylu olanlarını tercih etmemenizde fayda vardır. Renk çeşitliliğine sahip olmakla birlikte; çok hoş bir görüntüye sahiptir. Don olaylarının gerçekleştiği bir yerde yaşıyorsanız çiçeğinizi mutlaka korumalısınız. Toprağını kapatarak önleminizi alırsanız, herhangi bir sorun da yaşamamış olursunuz.

Küçük Günahlar

Adana’da yapış yapış bir yaz gecesinde aniden dişimde inanılmaz acıyla uyandım. Hatırladığım kadarıyla oniki onüç vardım yoktum. Canım annem ağlamama koşturup neyim olduğunu öğrendiğinde hemen bir karanfil verip sabaha kadar idare etmemi söylemişti. Galiba işe yaramış ki uyuyakalmıştım.

Ertesi sabah babam erkenden diş doktoru arkadaşı Yücel amcaya götürdü. Sıramızın gelmesini beklediğimiz odada diğer hastaların konuşmalarını dinlerken nasıl da acı çektiklerini duyunca korkmaya başlamış, acaba çok canım yanacak mı diye kara kara düşüncelere dalmıştım. Tabi arada farklı dialoglar da işitiyordum. Derken sıramız gelip içeri girdikten sonra o kadar da korkmama gerek olmadığını anlamış içim rahatlamıştı. Ufak bir operasyonla sıkıntıdan kurtulmuştum. İşte ilk diş ağrım bu şekilde atlatılmıştı.

Aradan epey zaman geçmiş, hayatta değişik deneyimler edinmiş; okul, sınav, tekrar sınav, mezuniyet, iş kaygısı, işte kalma kaygısı derken bir gece ansızın yine bir diş ağrısıyla uyanıverdim. Bu sefer evde yalnızdım ve karanfil yoktu. Ben de bir ağrı kesici yutuverdim; acım diner umuduyla.

Sandığım gibi olmadı; uykum çoktan firar etmişti. Acıdan inliyor, erkenden sabah olsun diye dua ediyordum. Sonra birden ne günah işledim de bunu çekiyorum gece gece dedim. Bu da nerden çıkmıştı değil mi? Bir yandan da neden bunu düşündüğümü düşünmeye başlamıştım.

Bizler gerçekten garip yaratıklarız. O zaman böyle düşünmüştüm; çünkü ilk diş doktoruna gittiğimiz de bekleme odasındaki bir kadın yanındaki genç kıza:’’Ya bak gördün mü! demiştim sana; dünyadaki küçük günahların cezasıdır diş ağrısı diye!’’

Gerçekten öyle midir acaba yoksa sadece diş ağrısının ne kadar acı verebileceğini anlatan bir benzetme midir? Ya da buradan çıkarılacak olan çocukken duyduklarımızın etkileri midir? Ya da ufacık olaylarda dahi yaptığımız yanlışlardan ötürü vicdanımızı rahatlatma şekli midir? Ve hala düşünüyorum ara sırada olsa ‘Nedir benim küçük günahlarım?’

Herbalife

İnsanların en temel ve vazgeçemeyen beslenme alışkanlıklarını karşılamak üzere tüketilen besinlerin içeriği, doğallığı, hijyen ve kalite unsurları; 2000’ li yıllarda konveksiyonal tarımın gelişmesi ve gıda sektöründe yer alan firmalarının üretim faktörlerinde rant sağlama amacıyla maliyetlerini düşürmesi ile sorgulanmaya başlanmıştır.

Herbalife firması 1980 yıllarından bu yana, bu alanda yaptığı çalışmalar doğrultusunda üretiminde bulunduğu gıda takviyelerinin içeriğinde; kalite, hijyen, organik hammadde kullanımlarını baz alarak tüketicilerin ihtiyaçları doğrultusunda 77 ülkede faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu faaliyetlerin etkinliği kilo kontrolü yöntemiyle sağlanmaktadır.

Kilo kontrolü yöntemi ile kişilerin vücuttaki yağ oranı, kemik kütlesi, sıvı oranı, iç organlardaki yağlanma oranı, metabolizma yaşı, kilo ve boy arasındaki oran ve fiziksel aktivitenin belirlenmesiyle, kişinin hangi vitaminlere, hangi minerallere ihtiyacı olduğu saptanmaktadır, bu açıdan kilo problemlerine doğrudan tespit ve teşhis etme olanağı sağlamaktadır. Tüketicilere sunulan tüm ürünler bu ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleşmektedir ve bu yöntem ile ürünün kişi üzerinde etkileri takip edilmektedir. Herbalife bağımsız distribütörleri tarafından sağlanan bu hizmet tamamen ücretsiz olmakla beraber bu uygulamada yer alan tüketicilere beslenme danışmanlığı hizmeti de verilmektedir.

Şüphesiz ki beslenme ihtiyaçlarımız hem beden sağlığımız, hem ruh sağlığımız, hem de yaşam kalitemiz açısından hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Bu ihtiyaçlarımızı doğru belirlememiz ve doğru karşılamamız bizleri hayatımızın her alanında olumlu yönde etkileyecektir.

Batının Oyunu

Suriyen’in   bundan 4 gün önce kimyasal bombalar ile gözünü nefessiz bir hayata gözlerini yarım açan Osmanlı torunlarının arkasından oynanan oyunları gördüğüm kadarı ile anlatmak istedim.

Evet Arkadaşlar bende Esedi şuan insanlığın sevmediği gibi sevmem,Hatta Allah var hiç sevmem. Lakin bu kimyasal olaylarda bir sıkıntı, olay ,perde arkası var . Ama bu olayı bize yanlış kahpece göstermeye çalışılıyor diye düşünüyorum. Güya Esed’in 4 gün önce öğle vakitleri attığı kimyasal bomba insanımızda ve bizde çök kötü izler bıraktı ve bırakacakta. Lakin şöyle düşünelim 2 gün önce Fransa’nın resmi bir gazetesinin yayınladığı yazıda ordumuza harekete geçti .(Sözde Kurtarıcılar) Pehhh Ordu harekete geçti ha!!

Bence bu kadar bu halkın zülüm görmesini istediler ve eskideki gibi sömürmek isteyecekler. Ben bonmanın Esed tarafından değil hatta Fransa veya onların ortaklaşa haraker ettiği grup’un bunu planladığını ima ediyorum aslında. Şöyle düşünelim halka baskı yapacaksınız halk artık tak edecek ve düşmanı bile ona yardım etse artık ona kurtarıcı gözüyle bakacaktır . Bence yavaştan gözümüzü açma zamanı gelmiştir . Ama bu hareketi de bir noktada istiyorum sadece zulümler bitsin diye manda olalım diye değil.

İnci Çiçeği

İnci çiçeğinin sahip olduğu başka birçok isim bulunmaktadır. Mayıs çanı, Müge ve Muguet olarak da geçen inci çiçeğinin familyası ise zambakgiller(Liliaceae) familyasıdır.En önemli özelliklerinden bir tanesi de otsu özelliğe sahip bir bitki olmasıdır. Convallaria majalis bu çiçeğin gerçek ismidir. Mayıs çanı denmesinin tek sebebi ise görüntüsünün çan şeklinde olmasından kaynaklanmaktadır.

Görüntüsünden bahsedecek olur isek; çok narin ve güzel olduğunu söylemek mümkündür. Çiçekleri beyazdır ve özellikle bahar mevsiminde coşar. Sürünücü bitki olup; yaprakları yeşil ve koyu renklidir.

Sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için ihtiyacı olan gölgelik alanlardır. Ormanlarda ve derelerin olduğu alanlarda rastlamanın mümkün olduğu İnci çiçeği , özellikle Akdeniz bölgesinde Toroslarda ve Marmara Bölgesinde yetişmektedir. Yabanidir ve sağlık açısından da birçok faydası vardır. Esansından parfüm yapmak da mümkündür.

 

 

Begonvil

Bouqainvillea olarak da isimlendirilen Begonvil çiçeği ;familya olarak   Nyctaqinaceae familyasından gelmekte olan hem çok güzel, hem de çok hoş bir çiçektir.

Çiçek özen gösterilmek ister, sevilmek ister. Çiçek yetiştirmeyi özellikle çok seven ve bunu hobi olarak yapan insanlar vardır. Bu kişilerin yetiştirdikleri çiçeklerin arasında Begonvil de mutlaka yerini alır. Ana vatanı Güney Amerika olan begonvillerin çok fazla çeşidi mevcuttur. Çalı ve cüce olanlar bunlardan yalnızca iki tanesidir. Begonvilin sağlıklı gelişimi için ; güneşli olan alanları birebirdir ve öğleden sonraki güneş ise çiçeklerini açmasında doğru zamanlamadır. Genel özelliklerinden bahsedecek olur isek çiçek kılıfları olduğunu söylemek mümkündür ve bu kılıfların içinde de gerçek çiçekleri bulunur. Genel yapıları sebebi ile sert esen rüzgarlar ile soğukları hiç sevmezler.

Çiçeğinizi saksıda yetiştirecekseniz ve sıcak bir bölgede yaşıyorsanız kullanacağınız saksının toprak saksı olmasına özen göstermelisiniz. Böylelikle Begonviliniz zarar görmemiş olur ve sıcaklardan etkilenmez. Eğer hava şartları İstanbul’daki gibi ise de çömlek saksı kullanmanızda fayda vardır. Sulama yaparken; toprağının kuru olmamasına özen göstermeniz yeterlidir.

 

Hanımeli

Hanımeli çiçeği hem çok hoş görünümlü olan hem de sarmaşık şeklinde olan bir çiçektir. Familyası Hanımeligiller familyası olmakla birlikte ; Lonicera Capri folium olarak da bilinmektedir. Adam L Lonitzer’den ismini alan hanımeli ;zarif görüntüsü ile de hayranlık yaratır. Dilimizde Hanımeli çiçeği ismi ile anılmasının, en önemli sebepleri arasında; çiçekleri açmamış hali ile   zarif bir hanımefendi eli şeklinde olmasından kaynaklanır.

Görüntüsünün haricinde; pek çok özelliğe de sahip olan bu hoş hanımeli çiçeğinin aynı zamanda insanlara şans da getirdiğine de inanılmaktadır. Hanımeli bitkisinin, güzelliği ve zarifliğinin yanı sıra şifa verici özellikleri de bulunmaktadır. Özellikle nezle, bronşit ve de öksürüğe de iyi geldiği herkes tarafından bilinmektedir.

Bu bitki Avrupa ve Asya’da yetişmektedir. Taşıdığı özelliklerin en önemlilerinden bir tanesi de özellikle kış aylarında -30 derecelerde dahi dayanıklılığını koruyor olmasıdır. Hatta bazen kış aylarında yapraklarını döker ve bazen de hem yaz aylarında hem de kış aylarında yapraklarını korumaya devam eder.

Hanımeli çiçeğini yetiştirirken; özellikle dikkat edilmesi gerekli olan bazı hususlar vardır. Çiçeğimiz için en elverişli olan yer balkonlarımızdır çünkü havadar olan alanlar bu bitki için son derece idealdir ve sağlıklı gelişimine katkı sağlar. İlaçlama yapmak da önemlidir ama siz ilaçlama yapmak istemiyorsanız yıkama da yapabilirsiniz

Zambak

Zambak ; Liliaceae olarak da bilinmekle birlikte ; soğanla üretilir ve mevsimlik özelliğe sahiptir. Lilium diye de bilinen bu nadide ve çiçeğin pek çok rengi vardır. Mor, beyaz, kırmızı ve sarı gibi çok hoş bir renk seramonisi şeklinde halinde olan bu çiçeklerin pek çok da çeşidi vardır ve genelde süs bitkisi özelliğini taşır. Zambak çiçeği ile ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli hususların başında ekimi gelmektedir. Ekim için olan en uygun zaman; sonbahardır. Saksı seçiminde mutlaka toprak saksı kullanılmalı ve toprağını da gübrelemelisiniz.

Sıvı gübre seçiminde bulunur iseniz; çiçekleriniz çok daha sağlıklı olmaktadır. Bu nedenden dolayı gübreleme işlemi çiçekleriniz için ayrıca bir önem taşımaktadır. Kış mevsiminde azami dikkat isteyen çiçeğimiz hem çok soğuk havayı hem de çok sıcak havayı sevmemektedir. Kış mevsiminde çiçeğinizin bulunduğu saksının üstüne kum koyduğunuz takdirde ;çiçeğinizi kış aylarının soğuklarından ve zor şartlarından da korumuş olursunuz. Bu çok hoş görünüme sahip olan çiçek; güneş ışığı ile direkt temas etmekten hiç hoşlanmaz. Hava akımından da olumsuz etkilenir. Mineral ve vitamin desteği vererek de sağlıklı bir şekilde gelişimine destek olabilirsiniz. Bu destek senede bir defa uygulanır ise yeterli gelir.

 

 

 

Zakkum

Zakkum çiçeği familya olarak Apocynaceae familyasından gelmektedir. Çok hoş bir görüntüsü olmakla birlikte rengarenktir. bir çiçektir. Çiçekleri pembe, kırmızı ,beyaz ve sarı gibi renklerde açmaktadır. En çok rastladığımız rengi ise , pembe renkli olandır. Sadece dışarıda değil aynı zamanda evde de rahatlıkla yetiştirilebileceğiniz zakkum hem çalı şeklinde bir görüntüye sahiptir hem de boyu altı metreye kadar uzayabilmektedir.

Eğer bu çiçeği evde yetiştirmeye karar verirseniz; özellikle yaz mevsimi geldiğinde mutlaka dışarda bulundurmanız gerekir. Yol kenarlarında ve parklarda sıkça rastlayabileceğiniz zakkumu evinizde balkonunuzda da yetiştirebilirsiniz. Zakkum ağacı aynı zamanda Zıkkım ağacı olarak da bilinmekle birlikte ;Akdeniz de sahil kesimlerinde yetişir.

Zakkumun en önemli özelliklerinden bir tanesi de zehirli bir bitki özelliği taşımasıdır. Şayet evinizde hayvan besliyorsanız ve çocuğunuz varsa, evinizin içinde yetiştirmemeniz de fayda bulunmaktadır. Güneş ışığını sevmekle birlikte asitli ve kireçli olmayan toprak seçimi de önemlidir. Zakkumunuz bahçenizde ise; toprağının kuru kalmamasına dikkat etmeniz gerelir.

Bahçenizde zakkumunuz varsa veya yetiştirecekseniz dikkat etmeniz gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Zakkum güneş ışığını sever, gölge ile arası yoktur. Toprak seçimi yaparken, çok fazla bir özellik aramanız gerekmez sadece çok fazla kireçli ve asitli olmayan toprak tercih etmenizde fayda var. Hatta toprağının biraz humuslu olması da iyi olur. Saksıda yetiştiriyor iseniz de ;kuru kalmaması önemlidir.