Farkındalık

Küçücük bir el, küçük, masum, muhtaç bir çift göz… O hayatıma girmeden önce hayatın bana kattıkları konusunda ne kadar basit yollar seçtiğimi, ne kadar kaçarak ve hayatın en zayıf, en basit yerlerinde risk almadan, göğüs germeden, direnmeden, rutinlerin içinde kaybolup gitmiş olarak yaşadığımı fark ettim.

Henüz ona sahip olmayan bir insan ne ister? Bir Pazar daha çok uyumak belki, bir cumartesi gecesini geç saatlere kadar eğlencede geçirmek, akşam işten eve gidince ayaklarını uzatıp takip ettiği diziyi izlemek… Şimdilerde bazen içinde bulunduğum ortamdan ruhumu geri geçip şöyle herkese tek tek göz gezdirip hayatları hakkında kendimce yorumlar yapmaya çalışıyorum, evlisi, bekârı, çocuklusu, genci, yaşlısı… Anlayacağınız, daha hayata hiç başlamamış olanı, bitirmiş gidiyor olanı ve ikisinin ortası…

Farkındalık demek istiyorum, içinde bulunduğun zamanda yaşadığın her şey o zaman için belki doğru, belki yeterli ancak zaman ilerledikçe şartlar değiştikçe geriye dönüp bakmak ilerleyen yaşın getirdiklerini, farkında olmadan göğüs germelerin, risk almaların başladığını gösteriyor.

farkindalikDün evin önünden gülüşerek motorlarına binip hareket eden iki genç delikanlıyı gördüğümde, henüz ne kadar hiçbir şey yaşamamış olduklarını düşündüğüm gibi mesela…

Ve üç gün önce hastanede aldığı her nefes duyulan o yaşlı amcayı gördüğümde, yaşayabildiğin kadar yaşamak mı yoksa vakitlice ölmek mi diye düşündüğüm gibi mesela…

Ve geçen ay çocukları olsun diye Akdeniz’den şifalı otlar sipariş eden bunu en mühim işi olarak gören arkadaşıma baktığımda, belki de olmaması doğru olandır diye düşündüğüm gibi,

Ya da daha dün kaybettiğimiz Hamza bebeğin babası Kenan Sofuoğlu’na baktığımda düşündüğüm gibi, daha acı başka bir şey yok hayatta emin ol daha kötüsünü yaşamayacaksın dediğim gibi mesela…

İşte hayat bu, yaşadıkça farkındalık diye bir şey var. O an doğru ve yeterli gelen, zaman geçtikçe sizin gerinizde kalanlara baktığınızda şunu dedirtiyor, “daha ne kadar da başında”.

Ebeveynlerin gençken söylediği bir klişe vardır “ anne/baba olunca anlarsın” derler. O zaman ne kadar da boş gelir, ama evet olunca anladık, aslında hayata getirdiğiniz bir can varsa işte her şey onun gerisinde kalıyor, daha az uyku, daha az eğlence, daha çok çaba, daha çok risk… Netice “EVLİ-ÇOCUKLU-UYKUSUZ AMA FARKINDA”

Ukash

Modern hayatın bir parçası haline gelmiş olan internet üzerinden güvenilir yollarla alışveriş yapmak ya da kredi kartı numarası vermeden harcama yapmak neredeyse imkansız hale gelmektedir. İnternet kullanıcıları, sanal korsanlardan çekindikleri ve kendilerini güvence altına almak nedeniyle internet üzerinden alışveriş yapmamayı tercih etmeye başlamışlardır. İlk olarak İngiltere’de kullanılmaya başlanan ukash sistemi, dijital bir kart sistemi olup; kişilerin internet üzerinden kolay ve güvenilir yollarla alışveriş yapmalarına, çevrimiçi oyunlar oynamalarına ve benzeri internet aktivitelerinde güvenli harcama yapmalarına olanak sağlamaktadır.
İngiltere’den sonra dünyaya hızla yayılan ukash dijital kart sistemleri, son derece güvenilir olması ve kullanan kişilerin taleplerine cevap verebilmesi nedeniyle zamanla daha çok tercih edilir olmaktadır. Kullanıcılarına büyük kolaylık sağlayan ve 7/24 ulaşılabilen destek hattı ile diğer dijital kart sistemlerinden daha kullanışlı ve daha talep edilir olmuştur.
Ukash’ın en büyük özelliklerinden biriside pek çok sektörde rahatlıkla kullanılabiliyor oluşudur. Bunlardan bazıları bahis ve iddia siteleri, skype kontör ve çevrim içi oyunlarıdır.
Ukash dijital kartlar kredi kartları gibi 19 haneden oluşan pin koduna sahiptirler, tamamen sanal bir kart olup sanal korsanların saldırılarına karşı güvenlidirler. Kart kullanıcılarının üyelik esnasında kişisel bilgilerini kullanmaları gerekmemektedir. Bu sayede gizlilikleri korunmakta ve sanal korsanlara karşı güvence elde etmiş olmaktadırlar. Ukash’ın sahip olduğu tüm bu özellikler ve kullanım rahatlığı, kişilerin internet üzerinden yapacakları alışverişlerinde ve diğer harcamalarında kredi kartı hesabı için endişe etmeyerek gönül rahatlığıyla harcama yapabilmelerini sağlamaktadır.

Cilt Beyazlatma

Cilt beyazlatma işlemi birçok kadının yaptırmak istediği küçük çapta bir operasyondur. Lazer ışınları yardımıyla dört seansta tamamlanan bu operasyon oldukça pahalıdır. Bu işlem için yüklü miktarda para ödemek istemeyen kadınlar, Asya kültüründe yüzyıllar boyunca uygulanan pirinç kürünü uygulayabilirler. Bu kürü herkes kolayca hazırlayıp cildine uygulayabilir.
cilt beyazlatmaPirinç Kürü Hazırlanışı
Bir su bardağı, yarısına kadar pirinçle doldurulduktan sonra üzerine bardak dolana kadar süt eklenir. Bu karışım oda sıcaklığında bir gün bekletilir. Bu sayede pirincin içerdiği nişastayı sütün içerisine bırakması sağlanır. Karışım bir gün bekletildikten sonra, içerisinde bol miktarda nişasta çözünmüş olan süt bir sprey kutusuna koyulur. Karışım mutlaka çalkalanmalıdır. Aksi takdirde pirinçten çıkan nişasta sütün içerisinde topaklanacaktır.
Karışımın Cilde Uygulanması
Kürü yüzünüze uygulamadan önce yüzünüzü temizlemeli ve olası bir nemden kurtarmalısınız. Eğer yüzünüze krem sürmüşseniz bu kremin etkisi geçene kadar yüzünüzü yıkamalısınız. Aksi takdirde kür işe yaramayacaktır. Yüzünüzü temizledikten sonra spreyi azar azar ve tüm alana yayarak yüzünüze sıkmalısınız. Daha sonra hafif parmak darbeleriyle kürü yüzünüze yedirmelisiniz. Bu işlem aralıksız 30 gün devam etmelidir. İlk bir hafta sonucunda yüzünüzün gerginleştiğini ve gözeneklerin küçüldüğünü görürsünüz. Bu belirti kürün cildinize olumlu bir etkisi olduğunu gösterir. Bu etkiyi fark etmediyseniz aşamalardan birini yanlış yapıyorsunuz demektir. Özellikle uygulama aşamasında cildin iyi temizlenememesi ve spreyin yüze boca edilmesi işlemin başarısızlıkla sonuçlanmasının başlıca sebeplerindendir

Fiber İnternet

Kalkınma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre her evde internet bağlantısı olması zorunluluğu 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı’na göre zorunlu olacak. Bu bağlamda, yeni binalara internet altyapısı kurulumu da mecburi hale gelecek.

Öte taraftan bina içi internet altyapısı, hem binanın yapım aşamasında önceden belirlenecek standartlara göre yapılacağı için inşaat maliyetlerini azaltacak, hem de bu alanda yapılacak yatırımların artmasını sağlayacak. Ayrıca fiber internet altyapısı belirli büyüklüğün üzerindekiler önce olmak üzere belirlenecek şartları taşıyan yapılar için zorunlulaştırılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın önderliğinde yapılacak çalışmalar, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile yerel yönetimlerle birlikte yürütülecek.

Bundan böyle tüm kamu kuruluşlarında da fiber internet altyapısı kurulacak. Yani yeni inşa edilen okul ve hastane gibi kamu binalarında fiber internet altyapısı kurma zorunluluğu olacak.

Bundan böyle yapılacak olan binaların dünya standartlarındaki teknolojiye çok daha yakın olacak ve internetsiz kimse kalmayacak. Bu durum hem yatırımcıların hem de internet kullanıcının yüzünü güldüreceğe benziyor.

Kadına Şiddet

08 Mart tarihinde Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayacağız. Dünya Kadınlar Günü’nde kadının toplumdaki yeri, kadın-erkek eşitliği, kadına uygulanan şiddet gibi birçok kalın puntolu ve içinde acı barındıran başlıklar bizi beklemekte.

İstatistiklere göre, Türkiye’de her gün 5 kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Neredeyse sistematik hale gelmiş bu şiddetin uygulayıcıları kadının en fazla emek verdiği, en sevdiği erkekler tarafından gerçekleştiriliyor. Kocaları, babaları, oğulları, ağabeyleri tarafından…

Kadına şiddete bakış açımız ne yazık ki ataerkil yaklaşımlardan etkileniyor. Demokrat ve hukuksal yapıya kavuşamamış toplumlar dezavantajlı gruplarını kendi vahşi dişlileri arasında eziyor. Ezilen kadınlar toplumdan aforoz edilmemek adına susuyor. Sustukça şiddet sarmalı daha da büyüyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız Ezgi Aslan cinayeti kadına şiddeti tekrar gündeme getirdi. Birçok matematiksel, görsel ve yazınsal delillerle bu köklü sorun insanlara anlatılmaya çalışıldı. Toplumun vicdanını yaralayan bu olay sonrasında verilen genel tepki suçu işleyen kişi ve kişilere uygulanabilecek idam ya da hadım gibi cezaları uygulanması yönünde oldu.

Peki gerçekten bu cezalar caydırıcı mı? İdam cezasının olduğu Hindistan’da her 18 saatte bir kadına tecavüz edildiği, 2011’de polis kayıtlarına geçen 256,329 suçtan 228,650’sinin kadına yönelik işlenen suçlar olduğu resmi kayıtlara geçmiş durumda.

Sonuç olarak kadınlara uygulanan şiddetin önlenebilmesi maksadıyla köklü değişimler bizi bekliyor. Bu şiddeti destekleyen her türlü toplumsal dinamiğin dönüşümü sağlanmalı ve pozitif ayrımcı uygulamalara geçilmelidir. Örfi düşünce sistemleri yeniden gözden geçirilmeli, berdel, başlık parası, küçük yaşta eğitimin engellenmesi gibi çağ dışı uygulamaların önüne geçilmelidir. Okullarda özellikle erkek öğrencilere kadına şiddetin topluma ne gibi zararlar verebileceği ders müfredatına sokularak anlatılmalıdır. Unutmamak gerekir ki her toplum en zayıf bireyi kadar güçlüdür.

Baubax Ceket

Teknolojinin ilerlemesi ve bu teknolojik aletlerin hayatımızda çok fazla yer kaplaması sonucunda bazı ihtiyaçlarda gündeme geliyor. Bundan 10 sene önce küçük cep telefonları, küçük müzikçalarlar cebimize ve çantamıza kolayca sığarken zamanın ilerlemesi ile günlük hayatımızda sık sık kullanma ihtiyacı duyduğumuz ürünlerin boyutu büyüyor ve bu ürünleri sığdıracak yer bulamıyoruz. Özellikle seyahatlerde neyi nereye sığdırsam derdini de düşünürsek kapsamlı bir ürün ihtiyacını her yolculuğumuzda sık sık dile getiriyoruz.

Amerika’nın Chicago şehrinde yer alan tasarımcı bir firma olan Baubax bu ihtiyaçlarımızı karşılayacak tek bir ürün için gerekli bütçeyi bir tasarım kampanyası sayesinde bulunca hayatımızı kolaylaştıracak yeni bir ürün ile karşımıza çıkıyor. Bahsettiğimiz ürün gerçekten bir tasarım harikası olan Baubax Ceket. Baubax Ceket sayesinde sadece ceketi üzerimize geçirerek birçok konuda avantaj elde edebiliyoruz. Seyahat ceketi olarak kısa bir tanımını yapabileceğimiz ceketin özelliklerini sıralayınca ağzınızın açık kalacağını ve bu ceketten istiyorum diyeceğinizi garanti edebiliyoruz.

baubax ceket

Baubax Ceketin Özellikleri Nelerdir?

Cekete seyahat ceketi dediğimizi hatırlatırız. Bu ceket konforlu bir şekilde gezilerinizi yaparken yanınızda taşımanız gereken ürünlerin tamamını bünyesinde bulunduracak şekilde tasarlanmış, hayır duası alacak olan bir giysi. Sıradışı tasarımı ile terminallerin güvenlik noktasından da eşyalarınızı unutmadan, ay düşürdüm mü demeden sadece ceketinizi çıkararak o uyuz biiiiip sesini duymadan geçebilecek olmanız da cabası.

Ceketin özelliklerini sıralamamız gerekirse;

Giysinin kapişon kısmında sadece iki saniyede şişirebileceğiniz bir seyehat yastığı aparatı bulunuyor. Böylelikle yanınızda yastık taşımanız gerekmeyecek. Uyumak istediğiniz zamanda hemen yastığınızı şişirerek konforlu bir seyahat yapabilirsiniz.

Seyahat yastığının yanı sıra yine kapişon kısmında göz bandı da bulunuyor. Kapişonun uç kısmında bulunan göz bandını tek bir hamle ile indirerek uykunuz sırasında ışıktan etkilenmeden mışıl mışıl uyuyabilirsiniz.

baubax

Artık bir çok sweatshirtte bulunan eldiven özelliği bu cekette de bulunuyor. Elleriniz üşüdüyse küçük bir hamle ile ellerinizi soğuğa karşı koruyabilirsiniz.

Cebinizde ya da çantanızda topak halini almış olan kulaklıklarınız için çözüm de bu cekette. Özel kulaklık yolu ile kulaklıklarınız birbirine karışıp düğüm olmadan müzik ziyafetine anında başlayabileceksiniz.

Ceketin bir diğer özelliği ise sıcak ya da soğuk içeceklerinizin ideal ısısında kalmasını sağlayacak bir cebe sahip olması. Böylelikle eşyalarımı mı taşısam içeceğimi sabit mi tutsam derdi yine Baubax ceket sayesinde son buluyor.

Bununla beraber cekette ek olarak 10 inç boyutuna kadar olan tabletlerinizi koyabileceğiniz bir cep de bulunuyor. Ceketin ön kısmında bulunan bu cep sayesinde tabletinize sarılarak yolculuk yapabileceksiniz.

baubax-ceket

Ceketin fermuarını da işlevsel yapmayı ihmal etmemiş Baumax markası. Fermuar gerektiği durumlarda teleskop şeklinde kalem olarak da kullanılabiliyor. Aynı zamanda arka kısmının da stylus olduğunu söylemesek de tahmin ederdiniz zaten.

Söylememize bile gerek yok ama cekette telefon, gözlük ve pasaportlar için ayrı ayrı cepler bulunuyor. Böylelikle neyi nereye koydum derdine son verilmiş.

Ceketten ayrılan yastık olduğunu da dipnot olarak buraya ekleyelim. Ayrıca opsiyonel olarak cekete iliştirilebilecek battaniye de bulunuyor. Uçak yolculuklarında üşümeye son diyorlar kısaca.

Baubax ceketler 4 ayrı formda satışa sunulacakmış. Swearshirt, Blazer, windbreaker, bomber olarak 4 ayrı modeli olacak hem kadın hem de erkekler için. Ürün Kasım ayından itibaren Amerika’da 109 dolar karşılığında satılacak. Değer mi derseniz yazımızı bir daha okumanızı tavsiye ederiz.

Sözlü Tercüme Nasıl Yapılmalı?

Her şeyden önce sözlü tercüme ile yazılı tercüme arasında önemli farklar bulunduğunun bilincinde olmak gerekmektedir. Sözlü tercümede mütercimin uzun bir zamanı yoktur. O hızlı olmalıdır. İfade edilen fikirler çabuk kavranabilsin ki hemen hedef dile aktarılabilsin. Hızlı olmanın getireceği dezavantajlar mevcuttur. Hız, hata yapma riskini arttırır. Mütercim ifadeyi yanlış anlayabilir, yanlış anladığı gibi yanlış çevirebilir. O halde mütercimden aranması gereken önemli özellik dikkattir. Öte yandan sözlü tercüme öncesinde ön çalışma yapılmalıdır. Mesela tıp ile ilgili kongrede sözlü tercüme yapılacaksa tıp terminolojisi üzerinde çalışılmalıdır. Ayrıca tercümanın tercüme boyunca not tutması gereklidir.

Sözlü tercüme yapan tercüman ses tonunu yerinde kullanmalıdır. Telaffuzu doğru olmalıdır. Dinleyicileri sıkmamalıdır. Tercümedeki ses tonunu monotonluktan kurtarmalıdır. Dakikalarca veya saatlerce aynı ses tonunda konuşan dilmaç dinleyicileri sıkabilir, dinlemekten soğutabilir. Bu gibi neticelere maruz kalmamak adına ahenkli bir ses tonuyla dinleyicileri sıkmayarak tercüme yapılmalıdır. Bir diğer husus telaffuzdur. Tercüman hem çevirdiği hem de çevrilen dilin telaffuz kurallarına egemen olmalıdır. Bazı kelimeler vardır ki telaffuz hatası onun anlamını değiştirir. Harflerin yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Ayrıca tercüman ile konuşmacı arasındaki ilişki iyi bir tercümeyi etkileyen bir unsurdur. Tercüme esnasında birbiriyle küs kimseler olması zorluk çıkarabilir. Konuşmacı ve tercüman arasında uyum gözetilmelidir.

 

Dahası tercüman, çevirisini yapacağı dildeki eksikliklerini gidermeye bakmalıdır. Bir kelimeyi anlayamamak bir binanın altına dinamit yerleştirilmesi gibidir. Bütün bir tercüme süreci infilak edebilir. Kültürel ve entelektüel bakımdan eksiklerini giderebilmiş bir tercümanın başarı oranı yükselecektir. Çünkü anlama ve kavrama becerisi bu kültürel ve entelektüel birikim ile kolaylaşır. Sözlü tercümenin özel bir yetenek olduğu unutulmamalıdır. Yoğun bir emek, dikkat ve azimle sözlü tercüme kazanılabilecek bir niteliktir.

Sony Smart Watch

Yarış tüm hızıyla devam ediyor. Teknolojinin olağan üstü imkânlarını değerlendirerek insanlığın hizmetine sunmak için yeni ürünler gün değişimi tüketicilerin huzuruna çıkmaktadır. Elbette ki son zamanların en popüler ürünü aklı başında olan telefonlardır. Yaşamın her kademesinde bizlerin yanından ayrılmayan adetada stres atıcı işlevi gören bu icatlar özellikleriyle bizlere yardım etmekte, eğlendirmekte ve iletişim kurmamızı sağlayarak eş dost muhabbetlerini sıcak tutmamıza aracı olmaktadır. Bu makalemizde ise yine aklı başında olan Sony Smartwatch 3’ün ürün içeriğinden siz teknoloji hayranlarına bilgi aktarımı yapacağız.   Elbette ki bu ürün Sony tardından üretimi gerçekleştirilen ve geçtiğimiz günlerde alıcının huzuruna çıkan akıllı saatten başkası değildir. Sade bir tasarım ve kaliteli bir işçiliğin eseri olarak kendini gösterir. Ekranı kauçuk bir çerçeveden oluşmakta olup ekran üzerinde tek bir düğme vardır. Tüketicisine sportif bir görünüm sunmaktadır. Sağlam bir kalite içeriğine sahip olup bunu metal bir toka ile göstermektedir. Saatin arka yüzüne bakarsanız paslanmaz çelikten imal edildiğini görürüz. Akıllı bir cihazdan öte bilgisayar izlenimi vermektedir. Sayılı olarak üretilecektir. Bu nedenle giyilebilir en önemli Sony ürünlerinden bir tanesidir.

 

Ürürünün teknik özelliklerine detaylı bir bakış atacak olursak 1.6 inç büyüklüğünde ve 320×3020 piksel çözünürlüğü olan LCD bir ekrana sahip olduğunu görüyoruz. Güçlü bir yapısı vardır bu gücünü 1.2 Ghz hızında çalışan işlemciden alır. 512 MB sistem belleği ve 4 GB depolama alanı bulunur. İşletim sisteminde yer alan en önemli içeriği ise Android Wear işletim sistemidir. Diğer taraftan Sony Smartwatch 3 IP68 sertifikası ile suya ve toza karşı dayanıklı olduğunu bir kez daha tüketicilere göstermektedir. Tasarım içeriğinde ise saatin bir kareden ibaret olduğunu görüyoruz. Ayrıca değişik silikon kordonlara sahip olup farklı renk seçenekleri vardır. Bu nedenle özel günlerinizde ve günlük yaşamınızda kombine olabileceğiniz bir aksesuar vazifesi olarak da kendini göstermeye çalışır. Cihaz bataryası 420 mAh olarak yer almakta olup cihaz ara yüzü Sony’nin kendi uygulaması olan Sony Lifelog olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan Qualcomm Snapdragon 400 model yonga seti yapılan satış teslimatlarında alıcıya Sony tarafından verilmektedir. Tüm bu özellikler kolunuzda taşıdığınız akıllı saatiniz için fazlasıyla yeterli olarak görünmektedir. Ancak Sony her şeye rağmen süre ölçer eklemeyi de unutmamıştır. İşletim isteminde yer alan Android Wear google tarafından akıllı saatler için üretilen bir uygulamadır. Sony bu ürünü piyasaya çıkarması kendi merkezi kontrol sistemini oluşturması bilincinde tercih hakkını kullanacağı düşünülmektedir.

 

Kablosuz şarj özelliği tüm saat severleri kendine hayran bırakmıştır. Herhangi bir kablo orunu olmadan tüketiciler istedikleri zaman ve mekânda cihazlarının şarj sorununu çözebilme yeteneğine sahip olacaklardır. Bir başka dikkat çeken farkı ise yansıma önleme özelliğinin bulunmasıdır. Bu nedenle diğerlerinden farklılığını bir kez daha göstererek Wi-fi özelliği de bulunmaktadır. Bu içerik sayesinde saat kullanıcıları Wi-Fi bulunan her noktada kesintisiz internet hizmetinden yararlanabileceklerdir. Özellikleri kullanıcısına uyum sağlayan, kullanım kolaylığı, işleyiş hızı, performansı, renklerin kullanıcı ile bütünleştiği şık bir tasarım izlenimi sunan Smartwatch 3 daha ilk günlerden itibaren saat severleri kendine hayran etmeyi başarmıştır. Bunu nedeni ise saat özelliklerinin günün yaşam koşullarına göre tasarlanan bir içeriğe sahip olmasıdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu cihaz akıllı saatten öte bir bilgisayar olarak tüketiciye sunulmaktadır. Cihazın en şahane özelliği bu olsa gerek. Çünkü yapmak istediklerinizden daha fazlasını sunmayı kendisine görev edinmiştir.

 

 

Osmanlıda Kösem Sultan

Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Kösem Sultan, hayatı ve yaşadığı süre içinde yaptıkları ile Osmanlı imparatorluğunun saray yaşantısına ışık tutmuştur. Son derece zorlu bir ortam olan saray hayatına girişi de becerisi sayesinde çok genç yaşta olmuştur. Onu zevceliğe kabul eden 1.Ahmet’te örnek padişahlardan biri olup, zevcesinin, onun bu yaşantısına ayak uydurması da hayli ilginç olmuştur. Padişahtan altı çocuğu olan Sultan, onların yetiştirilme tarzlarında da padişahın istekleri doğrultusunda hareket etmiş ve eğitimlerini en iyi şekilde almalarını sağlamıştır.

Osmanlı imparatorluğunda taht mücadelesi çok çetin geçerken, dört farklı hükümdar ile birlikte aynı sarayda yaşayan tek Osmanlı sultanı olmuştur Kösem Sultan. Rum ellerinden gelerek imparatorluğun en etkin kadını olma başarısını gösteren sultan, çoğunlukla devlet işlerine de karışması ile tanınmıştır. Eşi ve oğlu tarafından bu konuda uyarılsa da tahta çıkan hükümdarlar değişmiş fakat sultanın yetkileri ve sözünün ağırlığı uzun süre devam etmiştir.

Oğullarından biri olan 4. Murat taht ve devletin bekası adına kardeşleri Süleyman ve Kasımı öldürtürken, anne Kösem Sultan ancak diğer oğlu İbrahim’i kurtarabilmiştir. Kardeşi İbrahim’i kendine rakip ve taht için varis olarak göremeyen 4. Murat bu kardeşini fazla önemsememiş olsa da ölüm korkusu yaşayan kardeşinin ruh sağlığı bozularak uzun süre tedavisi için sultan tarafından çözümler araştırılmıştır. Çalkantılı bir hayata rağmen her zaman dimdik durmayı başaran sultan, kendinden sonraki padişah zevcelerine de örnek olmuştur.

T10 (Cmt) Etiket Sarıcı

Gelişen ve değişen teknolojilerin bir getirisi olan etiket sarıcıların kullanım alanları bir hayli fazla olmaktadır. İşletmeler için zaman ve maddi yönden büyük bir fayda sağlayan etiket sarıcılar daha verimli bir süreç için ideal çözümler sunmaktadır. İşletmeler için hız çok önemli bir kavramdır. Hızın boş bir şekilde ilerlemesi değil de verim ile birlikte olması gerekmektedir ki bu sayede olumlu sonuçlara ulaşılabilinsin. Buda makinelerin gücünden geçmektedir. Ne kadar verimli bir üretim süreci o kadar iyi bir pazarlama sürecini getirecektir. Etiket sarıcıların güçlü ve estetik özellikleri bu mümkün olmaktadır. Uyumlu yapıları ile işleriniz hiç aksamadan verimli bir şekilde yapılacaktır.

Bu cihaz 12 cm’ye kadar genişliği sahip etiketleri basımı için ideal olmaktadır. 26,40,50,76 mm’lik göbek çapları ile uyumlu aparatlar ile desteklenmektedir. Yapısı itibariyle gerginliği ölçmesi ile dikkat çekmektedir. Bu sayede gerginliği ölçüp sarım işlemleri de verimli bir şekilde sıkı yapmaktadır. Servo motora sahip olduğundan yazıcı barkotları basarken sarım işlemlerini yapmaktadır. Etiket sarıcılar bu açıdan çok büyük bir önem teşkil etmektedir. İçeriğinde ki mekanizma ile sarım işlemlerini en ideal bir biçimde yapan bu cihazın kullanım alanları da bir hayli yaygın olmaktadır.

Bunun yanında el ile sarım işlemi ortadan kalktığından dolayı herhangi bir deforme olma durumu da olmamaktadır. Otomatik olarak hızlanma özelliği ile etiketler hızlı bir şekilde sarılmaktadır. Bir diğer önemli özellik ise gerginliğin ölçülmesi olmaktadır. Gerginlik ölçülerek etiketlerin ne kadar sıkı sarılması gerektiği belirlenir ve bu cihazda bunun kendi başına halleder. İleri ve geri sarma özelliği ile özgürlüğünüz kısıtlanmadan her şekil de sarım yapabilirsiniz. Daha verimli bir iş süreci için CMT T10 ideal bir çözümdür.